SOHBETLER (3)1903
PİRİ SÂMÎ (k.s.) HAZRETLERİ BUYURDU Kİ:
Tarikat vııslat'tır; yani Hâlık Teâlâ'ya (Yüce Yaratana) giden yoldur. Mürid, Yüce Yaratanı çağıra çağıra (dua ede ede) manevî kavuşma (vuslat) meydana gelir. Bir yolcu yürüye yürüye istediği yere gider. Adamlarını ata ata, diyelim ki Erzurum'a ulaşır. Sevgiyle, adımlarını şevkle ata ata ulaşır. Muhabbetsiz olursa gönülsüz, yavaş yürür. Tarikat salikinin yolu cezbe ve muhabbet yoludur ki, onunla uçarak yetişir. Cezbe ve muhabbet aşka dönüşürse, âşıkların bir "alırlarına tahammül edemez. Aşk, kalben olur. Muhabbet ehli ah ederse Arş yıkılır. Kalbin yıkılması mahzunluktur, Yüce Allah (cc.) o kalbin çarçabuk tamirine bakar ki; "Ben kırılan kalplerle beraberim" ilâhî fermanının hikmet kokan mealinden; kırılmış kalplere Allah'ın (cc.) yardım ve gayretinin zuhur ve tecelli etmesiyle; salikin arzusunun nişangâhından (nişan yeri), kahır kılıcını, kötülük isteyen garazkârların hedefine çabuk isabet ettirerek; onları yıkılmış ve perişan edeceği, kusur bulmaya gerek kalmaksızın, çok açık bir surette ortaya çıkar.
Demezler mi "gönlüm yıkıldı." Gönül bir şişedir, tez kırılır. Karşısındaki bir hata, bir faziletsizlik de etmiş olsa. gönle dokunma! İyilikte emretmek ve kötülükten sakındırmak: Yani, sen şöyle hareket et, yahut şu harekette bulunma diye tavırlarında cürüm (günah) gördüğün kardeşlerine, vakıa Kuran hükümlerinden aklının erdiğine bir şeyler söylemek sana ve herkese farz ise de; o Kur'an hükümlerinden yerine getirmen farz olan birisi de "Onlar ki. boş bir şeye rastladıklarında vakar ile oradan geçip giderler" (Furkan Suresi, âyet 72) âyet-i kerimesindeki Yüce Allah'ın (cc.) emrini dinleyip ona uymaktır. Bu âyetin başından itibaren hikmetli manası "şunlar ki yalancı şahitlik etmezler; yahut müşrik ve kâfirlerin bayramlarında ve oyun mahallelerinde hazır olmazlar. Şayet boş ve bâtıl bir şeylerine uğrarlarsa onlardan yüz çevirip nefislerini onlardan tenzih ederek geçerler" demektir. Sen de böyle hallerle tesadüfen de olsa asla ilişkili olma! Kerim olarak (vakarla) oradan geç, yoluna devam et. Fakat sözünü tutup nasihat dinleyeceğine güvendiğin insanlara ilâhî hükümleri bildirmekten geri durma. Karşıdaki uyanmaya müsait olmayıp, nasihatlerin onun küfür ve inadını arttırmaya sebep olacaksa; sen sadece Cenâb-ı Hakk'a onun ıslah olması için yalvar; onun kurtuluş çaresini Yüce Yaratan'dan dile.
Daima kardeşlerine
yalvararak. ilâhî hükümleri tebliğde bulun. O kadar yumuşak söyle ki, başına bir
kuş konmuş ağaç budağı gibi ol. Kardeşine öğüt ve nasihat ederken asla hiddet ve
şiddet göstermediğin gibi, ayrıca vücudunda zerre kadar kımıldanmak şaibesi dahi
hissolunmasın. Adeta bir kuru ağaç gibi olasın.