HOCA EBU NASR PARÎSA
Hoca Muhammed Pârisâ Hazretlerinin oğlu. . Lâkapları Burhaneddin ve Hafızüddin.
.
Mevlânâ Câmi «Nefahat» isimli eserinde der ki :
— Hoca Ebu Nasr, şeriat ilminde ve tarikat edepleri bilgisinde babasının
derecesindeydi, fakat vücudunu yok etmek ve mevcudunu saçmakta, yani dervişlikte
ve cömertlikte babasını geçmişti. Bu hallerini de öyle örterlerdi ki,
kendilerinden bir şey öğrenmek isteyen onun bilgi sahibi olduğunu anlayamazdı.
Sualleri kendinden cevaplandırmaz, «kitaba baş vuralım!» der ve kitabı
neresinden açsa sorulan bahis zuhur ederdi.
Hoca Muhammed Pârisâ Hazretlerinin hizmetine bakanlardan Pîr Halta ismiyle
tanınmış bir ihtiyar vardı ki, Hoca Hazretlerine hesapsız hizmetler etmiş ve
Ebu, Nasr Pârisâ'ya da yetişip hizmetinde bulunmuştu. Pîr, Ebu Nasr yoluyle Hoca
Hazretlerinden şu beyti naklederdi :
Sabırla kanaati kendine yol tut;
Bu derdi huy edinenler elem çekmez.
işte bir gün bu Pîr Halta'yı ortamıza almış, Herat camiinde oturuyorduk. Pîr,
Hoca Muhammed Pârisâ ve Ebu Nasr Pârisâ menkıbelerinden bahisler anlatmaktaydı.
O sırada öğle ezanı okunmaya başladı. Sohbette bulunanlardan bazıları hemen
kalkıp abdest yenilemeğe davrandılar. Bu hali gören Pîr, Hoca Muhammed
Pârisâ'dan şu beyti naklettiler :
Namaz kaçırılacak ulursa kazası vardır;
Ama sohbeti kaçırana kaza mümkün değildir.
(NOT : Reşahat müellifi, Şeyh Muhammed Pârisâ bu ölçüyü naklederken ya hikâye
düşmekte, yahut ve daha büyük ihtimalle mütercim tarafından maksadı kavranamamış
bulunmaktadır. Nakşilik edebine, hiç bir şey mukabilinde hiç bir vakit namaz
feda edilemez. Esasen sohbetin merkezi olan mürşid, namaz vakti gelince
herkesten evvel edaya teşebbüs eder Sohbetin devamı, olsa olsa, namazın eda
sınırları içinde, yani vaktin dolmasına zaman varken mümkündür. Yoksa, namazın
kazası var, filân işin yoktur diye insana bir teselli gelecek ve bu teselli
boyuna namazı kazaya bıraktırıcı bir ihmale yol açacak olursa, insan nefsânı
hazzı yüzünden hakka yüz çevirmiş olur. Bu bakımdan, hiç bir behaya tek vakit
namazın kaybedilmesine cevaz vermeyen sımsıkı nakşüik disiplininde böyle
tesellilere yer olmadığını ve Hoca Muhammed Pârisâ gibi muazzam bir Nakşilik
rüknünün böyle bir inana kasdetmeyeceğini bilmek ve yukarıdaki fıkrayı ihtiyat
Kaydiyle ele almak lâzımdır. (N. F. K.)
Hoca Ebu Nasr Pârisâ Hazretlerinin vefat tarihi 865 tir.